Aklımda olan konuların başında olmasa da bu konuyu her zaman gündemde tutmayı severim. İş hayatının önemli bir kısmı ve yazışmalar, malumunuz e-posta üzerinden geçiyor. O yüzden bu alanı da verimli kullanmak oldukça kritik. (Dünyanın en önemli şeyi de değil tabii ki.) Malesef görüyorum ki 10 yıldır çalışan arkadaşlarımız nedense eposta sanatını bir kompozisyon halinde vermekten zevk alıyorlar. Ne mi demek istiyorum? Detaylı anlatayım;
3 satır yazdığınız e-postaya 33 satır cevap yollayan çalışanlar. En çok takıldığım kişilerdir. Bu; uzun yazdıkça ansiklopedi sandıkları geniş akıllarını daha iyi aktardıklarını sanan arkadaşlarımız genelde ilkokulda yeterince kompozisyon yazamadıkları için şimdi iş hayatında “Oh ne güzel her gün bir şeyler yazayım da okusunlar” şeklinde geçinirler;
Ya da “Köşe yazarı olacaktım ama malesef burada çalışıyorum en azından köşe yazarı gibi yazayım” mı derler bilemem…
Genç arkadaşlarımıza, yeni mezun olacak arkadaşlara haddim olmadan bir kaç tavsiye;
* Günde 20′den fazla e-posta atmayın,
* Bunları mümkün olduğunca kısa tutun ve önce yüzyüze olmuyorsa telefonu deneyin sonra da e-posta,
* Yazdığınız yazıların kaç satır ettiğine bir bakın, çoksa hiç atmayın okunmayan pazar eki gibi kalır köşede,
* Uslüp çok önemlidir, resmi ve arkadaş sohbetini mutlaka ayırın,
* Mesajlarınızın sonuna imza olarak endamlı sözler ekleyebilirsiniz; mesela bende bu aralar şu var;“ If your digital strategy doesn’t have a mobile component then you need to ask wheter you have a digital strategy. If your digital strategy only has a mobile component then you need to ask whether you have a digital strategy”
* En önemlisi ilk defa konuştuğunuz insanları etkilemek ve isminizi Google’laması için mutlaka, blogunuzu, twitter’ınızı, friendfeed hesabınızı da bir şekilde bir yerlere sıkıştırmaya çalışın.
* Bir çok ek gönderecekseniz, bunları tek dosya içerisinde tutup direk sıkıştırın. E-posta içerisinde 10 ayrı ek hiç de hoş durmuyor.
Özet itibariyle “Çok fazla e-posta atmayın! diyelim bitirelim.
Volkan çok haklısın uzun yazanlar konusunda. Özellikle kendimden bir örnek verir isem 1 günde çok fazla mail alan biri olarak hepsine 10 satır yazsam ya da bana gelen paragraf paragraf maillların tamamını okumaya kalksam gün yetmiyor olacak muhtemelen. Bir de şu var bu şekilde uzun yazılan mailllar bir süre sonra alıcı tarafında maalesef etkisini kaybediyor. Alıcılar nasılsa son cümlesi bunun önemlidir deyip sadece sonu kısmını okumaya baslıyorlar ki buda yazıcının boşa zaman harcamsı demek oluyor.
işim yüzünden yoğun olmayan bir günde 52 e-posta atmışım nası 10 tane atayım:)) işi bırakmam lazım volkan
)
açıkçası benim için isabetli bir tavsiye olmuş
Karşıdaki kişinin bilgi birikimine göre net ve sorunsuz anlayacağı uzunlukta eposta atılması en uygun olanıdır. Bazı arkadaşlar kısa eposta atayım derken, ne demek istediğini anlamak bilmece çözmeye dönebiliyor.