Senelerdir haddime düşmeyerek Mobil Pazarlama Ajanslarının Türkiye’de çalışma prensiplerinin çöp olduğunu düşündüm. Çok ciddi hacimlere ulaşan işler yaratılırken yaratıcılık sıfırın biraz üzerindeydi. Şu halde zaten sektörün dinamik hali de bu şekilde çalışan ajansları bir bir elerken yenilerini de aşılıyor. Bunlardan bazıları sınırı geçip kendilerini yeniliyorlar ve tekrar rekabetin içine dalıyor. Onları da bilaare kutlarım. (Bunu da haddim olmayarak yapıyorum.)
Gene de hala Türkiye’de de bir Mobile Dreams Factory olsa fena olmazdı diyorum…
Neyse; Nike’ın Tour De France ile beraber yaptığı işe bir bakın lütfen. 3600 metrelik parkurda gelen SMS’leri yola yazabilen bir sistem yapmışlar… Yapılan iş Sevgi, Azim ve Umut içeren kısa mesajları yola yazmak… Tour de France boyunca da yazılmış.
Bunu bir gören bir daha unutmaz heralde…
Bu arada yazılan mesajlar da anında fotoğraf ile kaydediliyor, zaman ve GPS üzerinden nokta kayıt altına alındıktan sonra mesajı atan kullanıcıya tekrar gönderiliyor.
Çok yaratıcı, çok ilginç, çok süper, çok süper…

İnsaf…

Mobil internet üzerinde farklı sitelerde banner’larını gördüğümüz Volkswagen’in mobil sitesini de incelemeden olmaz. Vizyon böyle bir şey olsa gerek, zaten senelerdir Alman arabalarına olan inancım ve güvenim hiç sarsılmadı bu gibi işlerde de öncülüklerini görünce helal olsun demeden geçemeyiz ayıp olur.
VW sitesi tasarım olarak oldukça sade ve marka imajına yakışır bir şekilde hazırlanmış. En önemli unsurlardan birisi olan güncel kampanya bilgilerini buradan takip edebiliyorsunuz. Normalde bugüne kadar markalar herhangi bir mobil site yapsa dahi bu ya mikro site kıvamında oluyordu ya da bir kere yapılıp bir daha güncellenmiyordu ama burada güncel kısmından yeni kampanyaları veya yeni modelleri takip etme imkanınız oluyor.
Download kısmında iPhone’dan girerseniz direk Polo’nun iPhone platformu üzerinde hazırlanmış oyununu indirme imkanınız bulunuyor. Fiyat listesi üzerinden güncel fiyatlara ulaşmanız söz konusu.
Servis kısmında sanırım bir sorun var keza drop down menü yükleniyor diyor ve öyle kalıyor ama o kadar kusur kadı kızında da olur diyorum. Muhtemelen yakında düzelir.
İletişim kısmında direk click to call ile beraber VW çağrı merkezini arayabiliyorsunuz…
Araçlarla ilgili detayları belirten bu mobil siteyi ben sevdim açıkcası ne yalan söyleyeyim…
Zaten mobilin ana amacı gerekli olan bilgileri makul bir şekilde kullanıcıya sağlamak bunun da burada düzgün bir şekilde sağlandığını düşünüyorum…
Mercedes‘i inceledik bir de BMW‘ye bakmadan geçemezdim… Malesef genele bakınca Mercedes’in mobil sitesinin yanında bmw.mobi çok da güzel tasarlanmış diyemeyiz.
İlk gözüme çarpanlar nedir?
– Adresi oldukça pratik her mobil sitede olması gereken .mobi uzantısı bmw da çalışıyor, bununla beraber otomatik bir yönlendirme de yok. Yani BMW web sitesi url’ini yazarsanız malesef web sitesine gidiyorsunuz, olması gereken önce mobil siteye yönlendirmek akabinde de istenirse normal web siteye geçme işlemini tercihe bağlı size sorarak yapması gerekirdi.
– Tasarım BMW gibi bir markaya yakışmamış diyebiliriz, gerçi Mercedes’i görmesem buna da güzel olmuş diyebilirdim heralde…
– Lokalizasyon işlemi tamamlanmış, sitenin diğer ülke versiyonlarında da genelde metin bazlı bir anlatım var, Türkiye için hazırlanan versiyon da bunla paralel. Eldeki iyi lokalize edilmiş diyebilsek de zaten çok da bir şey yok gibi görünüyor. Mobile herşeyi koymak zaten akıl karı olmasa da insan biraz daha iPhone’un güzel tasarım ve browser kabiliyetleri kullanılsa fena olmuyor demeden kendini alamıyor.
– Bu şekilde sade tutmanın bir çok avantajı var, daha sonradan kampanya bazlı değişik işler outsource ettirilerek kullanılabilir, ilk başta göze basit gelse de can alıcı işleri modüler olarak eklemek oldukça kolay olabiliyor.
–Tüm modellerle ilgili içerik bulabiliyorsunuz bu güzel bir fayda. Gecenin bir saatinde rüyalara dalmadan önce şu Z4 roadster’ı bir inceleyim derseniz, bir tıkla elinizin ucunda duvar kağıdı, resimler, ana özellikleri bulabilirsiniz.
– 5 Ana kategori, BMW modelleri, Efficient Dynamics, Yüklemeler ( Yüklemeler nedir yahu? Bunun indirilebilir içerikler olarak değiştirilmesi gerekiyor sanırım.) İletişim ve Yayın Sahibi olarak belirlenmiş.
– Tasarımın hazırlanma şekli iPhone dahil her telefonda aynı çıkacak şekilde hazırlanmış bu şekilde sadece genişlik ve height ile oynayıp farklı telefonların browser’larında esneklik sağlanıyor. Mercedes iPhone için daha komplike bir arayüz kullanmıştı o yüzden BMW’ya eksi puan vermemek elde değil.
– Sanıyorum genel olarak BMW cazibesi tam olarak yansıtılamamış diyebiliriz , buraya 2-3 kere’den fazla girilir mi emin değilim, yeterli bilgiyi bir kere de alabiliyorsunuz. Veya şöyle diyelim gittiniz bir 5.20 aldınız arabayı arkadaşınıza anlatırken cepten acıp işte bu dermisiniz emin değilim illa bir arabanın yanına götürme zorunluluğunuz var gibi geliyor.
– Mercedes’te sms newsletter’a abone olabilme vs gibi interaktif işler de vardı, malesef burada yok, bu sonradan eklenebilir keza mutlaka mobil altyapıya sahip olmak gerek ilgili ülkede.
Olmamış diyemesem de daha güzel olabilir. Keza BMW’dan konuşuyoruz.
Böyle bir projeyi lokalize ettikleri için tebrik ederim…
bakmak isterseniz http://bmw.mobi/ adresinden giriş yapabilirsiniz.
İş hayatına başladığım günden beri otomotiv sektörünü çok sevdim, nerde çalışırsam çalışayım yaptığım işle otomotiv sektörünün alakasını irdelemişimdir. Ya boşluktan ya da meraktan.. Belki de işe yarar diye. Hazır bunları incelerken şu sıra hangi otomotiv markalarının mobil sitesi var sorusu da ilgimi gerçekten çekiyor keza artık insanların hayat tarzını belirleyen cihazlar arasına telefonu da ekleyebiliriz. Bu mevzu oldukça önemli bir gelişme. Bunlara farklı örnek olarak, kıyafet, araba, saat vs verilebilir… Telefonda sanırım bu ekibin son adamı oldu.
Velhasıl bende bu otomotiv sektörü mobil ne yapmış konusuna bakayım dedim ve en kral modelden başlayayım dedim. Tabii ki Mercedes…
Çok sevinerek belirtmek gerek ki Mercedes’in her cihaza uygun tasarlanmış (ki bu mevzu mobilde çok çok önemli ve en zorlayan kısmıdır) bir mobil sitesi var.
Tasarımı onları zorlamamıştır diye düşünüyorum, zaten modelleri copy paste koysan ekrana güzel bir şeyler çıkartır. Ama şu varki uygulamanın açıldığı browser’a göre de güzel eklentiler yapmışlar. Örnek olarak hem fonksiyonellik hem de tasarımı güzel yansıtma noktasında iPhone üzerinden siteye girdiğinizde telefonu yan çevirirseniz direk galeriyi (content slider şeklinde tasarlanmış) tetikliyor ve Mercedes’in ah keşke benim de olsa dediğiniz modellerini görebiliyorsunuz.
Tasarım ile ilgili bir konu da şu; oldukça sade olması kaliteyi oldukça arttırmış. Biraz abartırsak arabanın sade duruşu ve kalitesini buraya da aktarabilmişler diyebiliriz sanırım. Burada iPhone’un ekran ve görüntü kalitesinin de hakkını vermezsek ayıp olur…
Fonksyonellik tarafında iPhone için olabilecek herşeyi kullanmışlar; menüye tıklayıp sayfanın sağ taraftan gelmesi konusunda Javascript kullanılmış. Hem Edge hem Wi-fi üzerinden hızlı geldiğini söyleyebilirim.
Bu arada bu sayfa geçişlerini iPhone 2.5 ve 3GS de ayrı ayrı denedik, gerçekten aynı bağlantıda işlemci farkını yaşadığımızı belirtmem gerek. 3GS’de oldukça hızlı sayfa geçişleri etkileyici. Site üzerinde farklı modellere bakmak isterseniz Body Shape ve Class seçerek istediğiniz modele gidebiliyorsunuz.
Entertainment tarafında Duvar Kağıdı, Sesler ve Videolara ulaşmanız mümkün. Bunlarında farklı telefon modelleri için optimize edildiğini belirtmek gerek. Bu alan içerisinde ayrıca bir de Mercedes Benz.TV kanalı var. Bir an Mobil TV tarzı bişey mi yapmışlar yok artık insaf derken o kadar fazla şey beklemek ayıp olur diye kendimi durdurdum. Haftalık olarak güncellenen videolar bu alana ekleniyor. Ne kadar günceldir bilemem, ama haftaya tekrar bakarım.
Service noktasında bayi ve 24 Saat yardım aramanız mümkün. Yolda kalırsanız ve numarayı bilmiyorsanız buraya girip click to call mu yaparsınız yoksa ustasınızdır da kendiniz mi tamir edersiniz bilemem.
Site içerisinde bir de SMS Newsletter modülü var, bu noktadan telefon numaranızı girip Mercedes ile ilgili bilgi mesajları alabilirsiniz. Data protection ile ilgili gerekli maddeler eklenmiş, ve opt-in olurken email, sms almak istiyorum/istemiyorum bilgileri bulunuyor. Basit sade, kullanıcı dostu bir opt-in modülü. Herkes bu kadar şeffaf olsa ne güzel olur. Bu arada isterseniz tekrar buradan unsubscribe olabiliyorsunuz. Daha ne olsun…
Arkadaşınızın telefon numarasını girip ona da bu mobil site hakkında bilgi verebiliyorsunuz.
Açıkcası bir ürün müdürü olsam gerçekten bu site ile gurur duyardım… Oldukça güzel ve mercedes kalitesinde hazırlanmış.
Tek sorun malesef dil desteğinde Türkçe yok ve lokalizasyon tamamlanmamış…
En kısa zamanda görmek isteriz… Mobil Siteye ulaşmak için: http://mercedes-benz.mobi/

Ya bir sene önce bu işler böyle değildi ya da ben ne yaşadığımın farkında değilim. Pazara bir anda limonata akmaya başladı. Hayatımda ilk defa bu kadar agresif açılan ve doldurulan bir pazar görüyorum. Meğer yıllardır büyükannelerimizin yaptığı limonatayı para verip de alalım diye beklermişiz. Neyse memlekete hayırlı olsun.
Pazar Uludağ ile başlamıştı, şimdi Aroma, Dimes, Tamek, Exotic ve Doğanay’da katıldı. En son gördüğümüze göre Pınar Limonata da raflarda yerini alıyor. Ne ballı pazarmış arkadaş herkes aktı resmen.
Neyse bu işin bir de dijital tarafı var… Aslında şu anda çoktan bir iki proje çıkmış olmalıydı diye tahmin ediyorum keza şu anda Uludağ’ın bilinirliğini egale etmek istiyorsanız ancak bu şekilde olur. Çok incelediğimi söyleyemem ama TV reklamları haricinde limonata pazarında bir pazarlama aktivitesi de görmedim.
Tahminim ilk dijital işi Pınar yapacaktır. Özellikle Beyno‘da yaptıklarını beğenmiştim. Bu arada Limonata ürünlerinin toplam 1 milyar dolarlık soğuk içecek pazarından yüzde 8, yani 80 milyon dolarlık pay aldığı tahmin ediliyor.
Yıllık tüketim ise 15 milyon litre olarak öngörülüyor. Yani rakamlar az değil. Umarım $100- 200K kadar bir bütçeyi yakın zamanda dijitale ayırırlar…
Diageo‘nun çıkardığı içkilerin tadı kadar mobili ve interneti kullanarak yaptığı işlerin de tadı beni gerçekten çok etkiliyor. (Özellikle Mobile Dreams Factory ile yaptıklarına göz atmanızı tavsiye ederim.) Absolut‘ta bundan geri kalmıyor diyebilirim. 2 gün önce Absolut‘un yaptırdığı Drinkspiration uygulamasını indirdim gerçekten oldukça güzel.
Öncelikli olarak bu gibi markaların kesinlikle App Store‘da yer almasının gerektiğine inanıyorum. Sponsorluk olabilir, “white label” yeni bir uygulama çıkarmak olabilir ama mutlaka App Store‘u bir mecra olarak kullanmalılar. Mecranın algısı ve bu premium markaların tadı birebir uyuşuyor.
Drinkspiration uygulamasının genel amacı sizin içinde bulunduğunuz ortama göre ne içmeniz gerektiğini göstermek. Bununla kalmayıp bir de sosyal ağlar üzerinde paylaşmanızı sağlamak. Peki nasıl? Bir örnek verelim;
Uygulama giriş yaptığınızda lokasyonunuza, arka plandaki müziğin şiddetine veya o anki modunuza göre içki tavsiyesi veriyor. Bunun gibi bir çok durumu da kapsamış. Akabinde içkinizi bulup bunu sosyal ağlarda paylaşmanıza imkan veriyor. Facebook ve Twitter entegrasyonu yapmışlar. Bunlara bir de lokasyonu eklemişler. Hepsini kullandığınızda Facebook veya Twitter‘da aşağıdaki gibi bir durum mesajı görebilirsiniz.

Bununla beraber bu uygulamayı kullananların anlık olarak dünyanın neresinde hangi kokteyli içtiğini de görmeniz mümkün. Data devamlı akıyor.
En çok sevdiğim kısımlardan birisi içerisinde bulunduğunuz ortamda ki ses ve müzik şiddetine göre de size içki önermesi. Yani oldukça yüksek sesli müzik çalınan bir mekanda ne içeceğinizi veya daha sakin ortamlarda neler içmeniz gerektiğini bu uygulama size sunabilir. Umarım seçilen içkinin tadı da güzel olur…
Bu arada akşam eğlencelerinde arabalı olma ihtimalini de unutmamış ve aracı kullanacak olanlar içinde tavsiyeler bulunuyor.
iPhone varsa mutlaka indirip denemenizi tavsiye ederim, kullanılmayacak olsa dahi bir oyuncak gibi bakıp uğraşmak istiyorsunuz ve eminim cebinde olanlar akşam eğlencelerinde yanlarındakilere hafif hava basmak için bunu çıkarıp masaya bir koyarlar ve o akşam sohbetinin aşağı yukarı bir 20 dk’sını kapatır.
Marka olarak teknolojiyi kullanmak ve kendinden söz ettirmek bu şekilde bir şey olsa gerek…
Bu arada uygulamayı farketmemi sağlayan Arda‘ya da çok teşekkür ederim…
Turkcell yeni bir mobil reklam servisi lansmanını daha yaptı. Servisin adı Tıkla Kazan… Şu anda Blackberry cihazlar üzerinde kullanılabiliyor.
Klasik Mobil Reklam kurgusunu içinde barındırıyor; “Reklamı izle aksiyona geç ve kntr/dk kazan.” Aramalar bittikten sonra tüm ekranı kaplayan bir reklam görseli çıkıyor. Farklı tuşlarla beraber interaksiyon devam ediyor.
Örnek olarak reklamı gördükten sonra XX tuşuna baktığınızda direk olarak markanın müşteri hizmetleri servisini arayabilir veya XX tuşuna bastığınızda markanın mobil internet sitesine yönlendirilebilirsiniz.
Blackberry cihaz kullananların çoğu kurumsal hatlar bu yüzden ne kadar efektif olur bilemiyorum… Sonuçta bu tarz servisler daha çok promosyon ihtiyacı yüksek olan segmentler üzerinde ürünleştiriliyor. Bu segmentler de genelde markaların ana hedeflerinde bulunmadıkları ve müşterilerin kaymaklı kesimi diye tabir ettiğimiz gruplara girmedikleri için reklam veren tarafında düşük ve etkisiz bir algı yaratabiliyor…
İşin diğer tarafında işe şu var; değerli ve profesyonel bir segmente hitap eden bir ürün olduğu için; kullanıcısın fazla olması durumunda reklam verenlerin de ilgi odağı olacaktır. Genele göre daha çok gelir getiren müşterileri kimse kaçırmak istemez…
Bu arada ismine de takıldım diyebilirim, tıkla kazan, tonla kazan, tuşla kazan derken Turkell Mobil Pazarlama ekibi bu servislerde “Kazan” kelimesini öne çıkarttı. Umarım doğru tercihtir. Tabii bekara karı boşamak kolay. Bana da isim bul deseler 3 hafta düşünüp e bari “Tıkla kazan” olsun diyebilirdim sanırım.
İyi veya kötü etkili veya etkisiz Turkcell Mobil Pazarlama ekibi oldukça verimli çalışıyor, yeni, farklı ürünler, içerik sponsorlukları, mobil display alanları derken takdir edilecek bir çaba sarfediyorlar…
THY‘nin tatlı konkur heyecanı devam ediyor… Özellikle web üzerinde ciddi bir kapışma var diyebiliriz. Sanırım web ile karşılaştırıldığında mobil konkur biraz daha sessiz ve derinden gidiyor.
Mobilera bu sessizliği bozma noktasında THY mobil konkur için bir mobil site hazırladı!

Neredeyse tüm Mobilera‘nın bir parçası olduğu bu mobil siteye telefonunuzun tarayıcısını açıp http://thymobilbrief.mobi adresini yazarak girebilirsiniz.
Mobil Site içerisinde üç ana başlık var Kalkış Bilgileri, Seyir Defteri ve de Kabin Ekibi. Onların altında ise bir de Kara Kutu var ki bu da de-brief zamanına kadar kapalı kalacak.
Kalkış Bilgileri kısmında brief’in nası çözüldüğü ve ilk akla gelenler paylaşılmış… “Seyir
Defteri“‘nde ise THY Mobil konkuru üzerinde Mobilera ekibinin aktiviteleri, yazılarını ve duygularını bulabilirsiniz
… “Kabin Ekibi” sayfasında da konkur üzerine çalışan ekibin sosyal ağ profillerini bulabilirsiniz.
Mobil konkura yakışır bir mobil site olduğunu düşünüyorum…
Sanırım daha farklı, daha deli, daha yaratıcı, daha global fikirleri önümüzdeki bir kaç günde sosyal ağlar üzerinde yakından izleriz.
Bu arada ofiste çalışırken task list’i ve mobil sitenin header kısmını cama cizmiştik, bu da arkadaki bulutlar sayesinde çok güzel bir içerik ve hatıra olarak elimizde kaldı bunu da paylaşmadan olmaz!
Herkese kolay gelsin…
Bir çok marka milyonlarca mecra da karşımıza çıkıyor, çok açık bir şekilde en çok sevdikleri alan da direk satışa döndürdükleri alanlar oluyor. Hali hazırda markalar medya planlarında dijitali mecra olarak kullanıyorlarsa mümkünse CPA olmadı CPC üzerinden tekliflere doğru kayıyorlar… E bunu yapmak kriz zamanının da olmazsa olmazı tabii ki… Medyacılarında işin bu tarafını sevmediklerini direk yaşayarak biliyorum.
İyi örneklerden bir tanesi sanırım Dell… 2007′den beri dijitale agresif bir önem veriyorlar. Twitter üzerinden yarattıkları ciro 3 milyon doları bulmuş, tebrik etmek gerek… @DellOutlet account‘unu kullanıp buradan yenilenmiş ürünlerin reklamını yapıyorlar. Bu kanalın belli ki ciddi bir faydası olmuş. $3 mio hiç de küçümsenecek bir rakam değil. Takipçilerin sayısı da gördüğünüz gibi gün be gün artıyor;

Bunlara paralel 600.000 twitter takipçisine de özel indirimli teklifler veriyorlar ki devamlı olarak takip unsuru yaratacak bir değer olsun.
Bu account üzerinde 200 Dell çalışanı devamlı olarak update veriyor. Bakalım Türk markaları ne kadar aktif kullanacaklar veya kullanıyorlar… Detayları Dell’den Stephanie Nelson‘dan alabilirsiniz.
Sanırım Türkiye’de en aktiflerden birisi Pegasus. Onlar da Twitter’ı mecra olarak kullanıyorlar ve umarım faydasını görmüşlerdir. Geçen Marketing Türkiye’de okuduğuma göre de gayet olumlu geri dönüşler alıyorlar.
Fazlasını görürüz umarım…
Malumunuz application/widget’lara olan ilgili her geçen gün büyüyor bununla ilgili bir yazı yazsam vs şeklinde düşünüyordum, ofiste elime kalemi aldım tahtada bir şeyler çizeyim derken aklıma ne gelirse gelsin dikkat ettim ki tüm pozitif fikirler, iPhone, Android, Blackberry tarafında kalırken dünya devi Nokia ile ilgili pek pozitif bir şeyler yazamadım.
Gerçekten Nokia‘nın işi gitgide zorlaşıyor gibi. Karşısında ciddi rakipler var ki bu rakipler malesef pazarın ana rekabet silahlarını değiştirdiler, örnek vermek gerekirse 3 sene önce yeni bir telefon çıkarken dış görünüşü ve biraz da fonksiyonları oldukça yeterliyken şu anda kullanıcıların alacakları telefonlarda fonksiyonel özelliklerin sorgulanması ve de imaja uygunluk oldukça önemli bir duruma geldi.
Bunlara paralel bir yerde Android çıkıyor ve altında Google, Vodafone, Docomo, Samsung, LG, Sony Ericcson… destek veriyor. İşin application tarafından bakarsanız oldukça önemli bir silah, çünkü; LG, Samsung, Toshiba Android destekli cihazları birer birer çıkıyorlar e tabii ki şu halde Android uygulamalarının da çok geniş bir yelpazede kullanılacağından ve geniş bir pazar yaratacağından hiç şüphe yok. Kimse bu altyapıyı hayrına pazarlamayacak. En son NTT DOCOMO, Indonesia Indosat, Taiwan-Far EasTone Singapore-StarHub ve Truemove Android uygulama yarışması başlattılar ki bunlar Asya mobil dünyasının Barcelona’sı, Manchester United’ı diyebiliriz. Yani ciddi bir destek var. Benim gözümde geleceğin silahı Android‘dir diyebilirim.
Bir yandan iPhone’a bakıyorsunuz, oldukça güçlü bir marka algısı var ve ciddi bir kullanım yapısı bulunuyor. Kullanıcıların kullanım alışkanlıklarını değiştiriyor, oyun oynamayan oyun oynuyor, application indirmeyen onu indiriyor, mobil internet kullanmayan direk kullanıyor. Özellikle kişiye verdiği artı imaj desteği de cabası. iPhone kullanmak adeta “marka giyinmek” gibi bir şey…
Blackberry RIM dersek, business anlamında oldukça lider bir görüntüsü var keza gene imaj desteği olan bir telefon… Kısacası vazgeçilebilir veya değiştirilebilir bir pozisyonu olduğunu sanmıyorum.
Sonuç itibariyle bu 3 alt yapının genel görünüşü yeni rakebet unsurlarına kolay adapte olacak şekilde. Uygulama hazinelerini de kolay pazarlayabilecek bir yapıdalar, ve hepsinin kendilerine özel tekil vazgeçilmeyecek özellikleri var.
Tam bu noktada bir de dönüp Nokia baktığım zaman gerçekten hiç bir şey bulamıyorum. Hala rakamlarla beraber telefon modeli çıkarıyorlar, (8044, 3922,1001…) OVI çıktı ama bir kaç blogda çok verimli çalışmadığını okudum… Ki zaten Nokia’nın genel yapısı ve işletim sistemi de mobil interneti tabana koyup üzerinden uygulamalar çıkaracak gibi kokmuyor. Ki bu şu anda vazgeçilmeyecek ve rekabeti etkileyen ana unsur…
Mutlaka kısa zamanda farklı bir izlenim vereceklerdir diye bekliyorum. Bu teknoloji dünyasında kral pozisyonun gerçekten hiç sabit değil… Bkz. MySpace, Yahoo!, Nokia, Panasonic…